24.02.2017 Cuma Hutbesi (Temizlik imanın yarısıdır Hadis-i Şerif)

Aziz ve Muhterem Kardeşlerim,
Cenab-ı Hak (cc)’ya hamd-ü senalar olsun ki bir cuma hutbesinde Pir Hasan Hüsameddin Uşşaki Hz.’nin minberinden sizlere hitab etme fırsatını Cenab-ı Hak bahşeyledi. İnşaallah sözlerimizin tesirini halkeylesin ve bu cumanın bereketiyle bereketlenmeyi bizlere,sizlere nasip ve müyesser eylesin.

Malum olduğu üzere Kardeşlerim,
Milletçe büyük olayları yaşamaktayız, idrak etmekteyiz.Ve bir şekilde yeni bir diriliş,yeni bir ruhla silkeleniş ve yeni bir yönelişle inşaallah güzel günlere doğru gitmekteyiz. Rabbimiz inşaallah o güzel günleri bizlere göstersin.Emrinin kavi olduğu, nehyinin hakim olduğu, şeriatine hizmet olunduğu bir dönemi Cenab-ı Hak bizlere, evlatlarımıza, çoluk-çocuğumuza göstersin inşaallah.

Malum olduğu üzere Kardeşlerim,
14 senelik bir süreç…Evet bir krizin sonucu Cenab-ı Hak (cc) tarafından müslümanların yönetime geçirildiği bir dönem,bir süreci hep birlikte idrak ettik.Ve daha gelir-gelmez; muhtıralar, darbe çağrışımları, sıkıntılarla beraber geçilen bir süreç..Parti kapatmalar,anayasa mahkemesinin bir şekilde kıl payı dönen kararları vs.. bu süreçleri hep birlikte yaşadık. Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber geleneğe olan bir saldırı,modernite ve ferdiyetle bizleri birbirinden ayrıştırmak isteyen tutumlar,çalışmalar bir şekilde semeresini vermekle birlikte; Rabbimizin lutf-u keremiyle, yeni bir silkelenişle bu millet, bu ümmet tekrar bir araya geldi, güç birliği yaptı.Ve inşaallah Allah’ın ipine topluca-sımsıkı sarılarak bugünlere geldi.Ve inşaallah bundan sonraki süreçte de daha güzel günler bizleri beklemektedir. Fakat bizlere düşen -bu geçirdiğimiz kritik dönemlerde bugüne gelmemize hem vesile olan hem de bundan sonra bizlere düşen- vazife, geleneğimize sahip çıkmak, aile yapılarımızı muhkem hale getirmek, bizi bölmek parçalamak isteyenlere fırsat vermemektir.Malum olduğu üzere bizler Ehli sünnet vel cemaat akidesinde olan insanlar olarak; bizlere Efendimiz sav’in tavsiyesi cemaattir,cemaate müdavemettir ve bir arada bulunmak ve birlik ve beraberlik içinde yolumuza devam etmektir ve bu saldırılara hep birlikte göğüs germektir.

Dolayısıyla Kardeşlerim,
İnşaallah bundan sonraki süreçte de,referandum sürecinde de inşaallah bu birlikteliğimiz devam etsin.Ve topluca bizden olan idarecilerin arkasında bir şekilde durarak bu süreci itmek ve bundan sonraki (hutbemizin başında duasını ettiğimiz) menzile erişmek için inşaallah yolumuza hep birlikte devam edelim.Ve Cenab-ı Hak bu millete tekrar kötü günler göstermesin.Bu işi başa çevirmek isteyen tekrar öne almak isteyenlere Cenab-ı Hak fırsat vermesin inşaallah.

Evet Kardeşlerim,
Yani burada EVET diyoruz, EVET diyeceğiz ama,ondan sonraki süreçlerde de çok dikkatli olmamız lazım. Bir şekilde bu kuruluşta ipi elinde tutanlar; şu anda kontrollerinden çıkan yönetimi ve idareyi tekrar ele geçirmek için bir şekilde saldırılarına ve tahaccümlerine devam edecek; belki bazı ayrılıklarımızı, aykırılıklarımızı kaşıyarak bizleri birbirimize düşürmek ve bir şekilde kaos ortamı yaratmak ve burdan da tekraren işi başa sarmak isteyeceklerdir. Dolayısıyla tekraren diyoruz ki : cemaat olacağız,ayrılıklarımızı bir tarafa bırakacağız, bizi biz yapan değerlere sahip çıkacağız,geleneğimize sahip çıkacağız ve böylece inşaallah bu badireleri hep birlikte atlatacağız.Yani gelenekten koptuğumuz zaman,bir şekilde aile yapımızı bozdular,cemaat yapılarımızı bozdular,ne idüğü belirsiz yapıların arkasına bizi yığdılar ve ondan sonra da evladı babadan,babayı evlattan,karıyı kocadan ayıracak hale getirerek büyük fitnelere medar oldular ve bir şekilde bu ümmeti badirelere soktular.Bundan sonraki süreçte geleneğimize sahip çıkmak; yani bin senelik Anadolu tasavvuf meşreplerine sahip çıkmak, kenara itilen, yasaklı hale getirilen tasavvuf müesseselerini ihya ederek; yeni bir dirilişle, yeni bir silkelenişle, geleneğimize sahip çıkarak bu badireleri topluca atlatmamız gerekmektedir ki inşaallah bu zamana kadar -zamansız bir şekilde- kartlarını yanlış bir şekilde açanlar,belki de son kartlarını açtıklarında da yine karşılarında bu geleneği görecekler,tasavvuf cemaatlerini görecekler inşaallah. Evliyaullahın himmeti ve bereketi ile,iman gücü ile ortaya çıkan bu gençlik; inşaallah kendi devletini de kuracak ve inşaallah onların son açacağı,açması muktedir kartları da yüzlerine vuracaktır inşaallah.Bundan şüphemiz yoktur.

Burda bize düşen şey Kardeşlerim,
Yeni bir temizlik sürecine girmemizdir ki ; ayet-i celilede Cenab-ı Hak cc ”Vallâhu yuhıbbul muttahhirîn” (Tevbe 108) Cenab-ı Hak ziyadesiyle temizlenenleri sever buyurulmaktadır. Burada abartılı bir ifade vardır : yani sadece bir temizlik; genel-geçer kaideli kurallar değil; ziyadesiyle temizlenmekten bahsedilmektedir. Yine başka bir ayet-i celilede Cenab-ı Hak (cc) ”Ve tahhir beytiye” (Hacc 26) buyurmaktadır.Yani benim evimi temiz tutun diye buyurmaktadır ki tasavvuf uleması, evliyaullah burada ; kalbi Allah’ın beyti olarak ittihaz etmiş ve oranın temiz tutulmasına önem göstermiştir.Ve Efendimiz (sav) de ”En nezafetü min el iman” diyerek bir şekilde temizlik imanın yarısıdır diyerek bu temizliğe dikkat çekmiştir.

Dolayısıyla Kardeşlerim,
İman; kendinden öncesini temizler,yani iman edebilmek için, iman telkinini alabilmek ve biat etmek lazımdır ki Uhud savaşına gitmekte olan-gidecek olan birisi -daha yeni iman etmek üzere olan- Efendimiz sav’e soruyor: ”Ya Resulallah iman edeyim de mi savaşa gideyim,savaşa gidip dönüşte mi iman edeyim?” dedikte ”Sen önce iman et-biat et ondan sonra savaşa git” dedikte Efendimiz ona biat veriyor,zikir telkini yapıyor ve teveccühü ile beraber o kişi mümin ve muvahhit olarak savaş alanına gidip şehit oluyor.Bunun nihayetinde Sahabe-i Kiram birbirlerine sorarlarmış ”Bir vakit namazı yok,bir kuruş zekatı yok,bir gün orucu yok,Cennete giren birini biliyor musun dedikte o sahabe büyüğümüzü gösterirlermiş.Dolayısıyla işte biat; İslam toplumunun temelidir.Evet! İlk Mina çadırlarında, Efendimiz’in dolaşarak İslam’ı ilk tebliğ ettiği yıllarda başlayan bu müessese hac haymelerinde -çadırlarında- başlayan bu biatlar; bilahare İslam’ın mayası ve temeli olmuş ve yeni bir dirilişe ve İslamî devlete medar olmuştur. Dolayısıyla bizler de geleneğe sahip çıkıp biatlarımızı tazeler,yeniler isek buradan aldığımız kuvvet ile ,imanın kuvveti ile bir şekilde bu telkinlerle,zikirlerle,temizlikle inşaallah yeni bir dirilişe doğru hep birlikte yönelebiliriz inşaallah.

Dolayısıyla Kardeşlerim,
Tasavvuf büyükleri öyle der : ”Avam -yani sokakta gezen insan- manevi bir cenabet bir pislik halindedir.Yani bu dünyanın onu mülevves* hale getirmesi,masiva kirlerinin o kişiyi karartması ve kirletmesi ve dünya pisliğine çukuruna düşmesi olarak insanların genel durumunu algılar. Dolayısıyla Allah (cc)’ten Efendimiz (sav)’e gelen feyz ve bereket nübüvvet nurudur. Efendimiz (sav)’in kalbiyle irtibatlı olan evliyaullaha bu nurlar aksettiği zaman velayet nuru olur. Ve müridler, telkin almak isteyenler,biat etmek isteyenler resul-u resulullah olan Efendimiz sav’in vazifelendirmiş olduğu mürşidlere biat ederek Allah resulu (sav)’e biat etmiş olurlar ve yeni bir temizlikle ortaya çıkmış olurlar ve böylece mürşidler de kendilerine gelen bu velayet suyuyla o biat edenlerin iç alemlerini yıkayıp,manevi bir temizliği oluşturmuş olurlar. Ve böylece İbrahim İpek Efendim’in dediği gibi ”Avamın Allah’ı zikretmesi;serçe kuşunun gagasında ceviz taşımasına benzer” dediği gibi avamın (sokaktaki insanın : bu cenabet hali,masiyet kirleriyle kirlenmiş kişilerin) Allah’ı zikretmesi,Allah’a yönelmesi mümkün olmaz.Bu yöneliş ancak biat ile,ancak bir şekilde zikir telkiniyle,iman tazelemekle ve velayet nurlarıyla temizlenen insanların kalpleri bir şekilde Allah’ı zikredecek evsafa gelmesiyle mümkün olabilir.

Dolayısıyla Kardeşlerim,
Bir şekilde avam olmamak için, manevi cenabet, pislik hallerinden izale olmak için, dünyanın bizim üzerimize kurduğu hile ve tuzaklardan uzak olabilmemiz için geleneğe sahip çıkmamız,tasavvuf cemaatlerine yönelmemiz ve bir şekilde dik ve diri duruşumuzu yenilememiz ve tazelememiz gerekmektedir.Ve bununla beraber almış olduğumuz telkinler ve oluşturmuş olduğumuz evsaf ile temizlik ile, ”Ve tahhir beytiye” (Hacc 26) emrine uyarak; yani Efendimiz sav öyle buyurmuştur : ”Müminin kalbi beytullah,müminin kalbi arşullah,müminin kalbi hazainullah” buyurmuştur.İşte kalb-i mümin beytullahtır, Allah’ın arşıdır.Cenab-ı Hak o kalbe nazar eder. Ki hadis-i kutside ”Ben zamandan,mekandan münezzehim hiçbir yere sığmam; mümin kulumun kalbine tecelli ederim,sığarım” buyurmaktadır Cenab-ı Hak (cc). Dolayısıyla İslam dini de temizliktir ki ; biat en büyük temizliktir,hac bir temizliktir,tövbe istiğfar bir temizliktir,vakit namazları -Birbirinin arasındaki işlenen günahlara kefaret ve- temizliktir,bir cuma ve diğer cuma arasındaki günahlara kefaret ve temizliktir ; dolayısıyla İslam dininin tamamı temizliktir.Bütün emirler temizliğe yöneliktir ki; kalbin temizlenmesi ve bir şekilde masiyet kirlerinden arındırılarak beytullah haline gelmesi ve böylece Cenab- Hak cc’un beytinin temizlenmesi üzere kurulmuş bir dinin müntesibleriyiz elhamdulillah. Bu işin de aslı ve bidayeti biattır ki Cenab-ı Hak (cc) bu biatı gerçekleştirerek,zikir telkini alarak,Efendimiz sav’in ruhaniyeti-nuraniyeti ile irtibatlanarak inşaallah,önümüzdeki süreçte toplum olarak-millet olarak yeni bir diriliş sürecine girelim. Ve inşaallah Osmanlı torunları olarak; dedelerimizin yaptığı ve kurduğu, temellendirdiği bu güzellikleri yeniden dirilterek üstünde olduğumuz hazineyi yeniden bulup kıymetini bilerek bunun üzerine inşaallah yeni bir cihan devletini insanlık için, İslam için yeniden hep birlikte diriltilelim.
Esselamu aleykum ve menittebeal huda…

Kaç Yıldız Verirsin?:

Bir Cevap Yazın

Konu Etiket Arşivi